in ,

Maison Ikkoku

Maison Ikkoku ya da diğer adıyla Ikkoku House, Rumiko Takahashi tarafından yazılmış Kazuo Yamazaki tarafından yönetilmiştir. Studio Deen ve Kitty Films aracılığıyla yayınlanmıştır.

Maison Ikkoku yalnızca romantizm ve komedinin bir arada olduğu bir yapım değil. Hem Japonya’da hem de yayınlandığı diğer ülkelerde ilgileri üstüne toplamasının en büyük nedeni mangakamızın kendi tecrübelerini kurgusunun içine yerleştirmesi. Basit bir kurguya kıyasla Maison Ikkoku deneyim ve saf duyguları içinde barındırıyor.

Eğer dikkatlice izlenir ve karakterlerin verdiği mesajlar anlaşılırsa 96 bölüm hiç sıkıcı gelmiyor. Aşk konulu film, dizi ve animelerde olduğu gibi yaşanması mümkün olmayan aşka giden yol işleniyor. Fakat bu anime o denli derin ki karakterlerle istemsizce empati yapıyorsunuz. Ve bu empati hep bir sonraki bölümü açmak istemenize sebep oluyor. Aynı zamanda karakterlerimizin birbirine duyduğu aşk o kadar güçlü ki: kışkançlıkları, sevgileri… Shakespeare şiirinden fırlamışlar gibiler.

Hikayenin kahramanları: Üniversite sınavına çalışan, hayatı boyunca başarısız olmuş ve ailesinden ayrı olan Godai, diğer tarafta ise Kyoko: Godai’nin apartmanına yönetici olarak gelmiş, kocasını yeni kaybetmiş bir kadın.

Hikayemiz Godai’nin başarısızlıklarıyla birlikte, komşularının rahatsız edici hareketlerinden bıkıp apartmanından ayrılmak istemesiyle başlıyor. Ee tabii ki ayrılamıyor çünkü Kyoko geliyor. Kocasını yeni kaybetmiş hayata tutunmaya çalışan bir kadın. İşte bu 96 bölüm ikilimiz arasında yaşananları anlatıyor.

Kısacası Godai’den bahsetmek istiyorum: Halk arasında da rastladığımız şaşkın, şanssız ve saf bir karakter. Godai’yi önemli kılan aşkı için yaptıkları. Kötü özelliklerinin üstesinden gelmeyi öğrenişi… Animemizin zaman işleyişi bunun çok daha iyi çözümlememize olanak sağlıyor.

Kyoko ise başta söylediğim Mangaka’nın tecrübelerini aşıladığı asıl karakter. Karşımıza eşinin gidişiyle yıpranmış bir psikolojiye sahip, buna rağmen çalışmak için çabalayan bir kadın çıkıyor. Hepimiz gibi onun da çocukça davranışları, sıkıntıları, sinirlenişleri oluyor. Diyorum ya hepimiz gibi; Kyoko gerçekten aramızdan biriymiş izlenimi veriyor. Sanki gerçekten yanı başımızda onu seyrediyormuşuz gibi. Eğer daha çok yazarsam kendime hakim olamayıp spoiler vereceğim.

Kısacası diğer karakterler ise:
Hanae: Daha çok animelerde karşılaştığımız; sarhoş, neşeli ama yeri geldiğinde neşeli oluşu kadar ciddi de olabilen bir karakter Hanae.
Shun: Rekabeti sağlayan şu anda çoğu kızın havada kapmak isteyeceği tipten bir erkek. Ve elbette ki Kyoko ile yakınlaşmak istiyor.

Bahsetmek istediğim karakterler bunlar çünkü animeyi ilgi çekici kılmak adına klasikleşmiş tiplerin farklı işlenişini görmenizi istiyorum. Bir başka anime incelemesinde görüşmek üzere.

İçerik Yazarı Birorange

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

The Misfit of Demon King Academy [SPOILER]

Arthdal Chronicles (2019)