in ,

Bu Animeleri Sadece Gerçek Gurmeler Bilir: 90’ların Kıyıda Köşede Kalmış 10 Efsanesi

90'ların Kıyıda Köşede Kalmış 10 Efsanesi

Anime dünyası bugün her zamankinden daha üretken ve küresel bir çılgınlık haline gelmiş olsa da, pek çok hayran için 1990’lar hala bu mecranın “Altın Çağı” olarak kabul edilir. Bu dönüm noktası niteliğindeki on yıl, sayısız klasiği hayatımıza sokmakla kalmadı, aynı zamanda sektöre yeni adım atan hayranları da büyülemeye devam ediyor.

Neon Genesis Evangelion‘dan Ghost in the Shell‘e kadar 90’lara dayanan efsanelerin listesi kabarık. Ancak, o dönemin bazı başyapıtları ne yazık ki zamanın tozlu sayfaları arasında kayboldu ve sadece kemik hayran kitleleri tarafından hatırlanır oldu. Popülerlik sıralamalarında zirveyi görmeseler de, topluluğun ilgisini ve takdirini sonuna kadar hak eden bu “gizli hazinelere” yakından bakalım.

Puppet Master Sakon

Karakuri Zoushi Ayatsuri Sakon

90’lar animesi denince akla pek çok popüler gizem serisi gelir, ancak türün en yetenekli örneklerinden biri maalesef hak ettiği ilgiyi göremedi. Puppet Master Sakon (Karakuri Zoushi Ayatsuri Sakon), ana karakterinin benzersiz yeteneğiyle tezat oluşturan, tüyler ürpertici ve gerilim dolu bir cinayet-gizem animesidir.

  • Neden İzlenmeli? Sakon sadece mükemmel bir dedektif değil, aynı zamanda bir Bunraku kuklası ustası ve dahi bir vantriloktur.
  • Dinamik İkili: Sakon’un sakin kişiliğinin tam tersi olan, gürültücü ve çapkın kuklası Ukon, ülke çapında çözdükleri karmaşık cinayet davalarında ona eşlik eder. Atmosferik ve alışılmadık bir dedektiflik hikayesi arayanlar için Puppet Master Sakon, izleyiciyi her adımda şaşırtan, değeri bilinmemiş bir cevher.

All Purpose Cultural Cat Girl Nuku Nuku

All Purpose Cultural Cat Girl Nuku Nuku

Tuhaf isminden de anlaşılacağı üzere, All Purpose Cultural Cat Girl Nuku Nuku‘nun konusu oldukça sıra dışı. Dahi bir mucit, oğlunun kedisinin beynini genç bir kız androidin bedenine yerleştirir. Amacı hem kendisini askeri bir şirkete sahip olan karısının güçlerinden korumak hem de aileye yeni bir üye kazandırmaktır; böylece “Nuku Nuku” doğar.

  • Konsept: İnsan toplumuna uyum sağlamaya çalışan ama kedi aklına sahip bir robot kızın, yeni ailesini koruma çabasını izliyoruz.
  • Mizah: Bilim kurgu macera örgüsü aslında sadece bir çerçeve; asıl olay, 30 yıl sonra bile hala güldürmeyi başaran o abartılı komedisinde yatıyor.

Martian Successor Nadesico

Martian Successor Nadesico

Bir zamanlar çok sevilen ancak ne yazık ki yıllar içinde popülerliğini yitiren Martian Successor Nadesico, tam anlamıyla “zamanının ürünü” olan bir 90’lar kült klasiğidir. Adını seriye veren Nadesico savaş gemisinin eksantrik mürettebatını takip eden seri; hicivli komedi, drama, romantizm ve mecha (dev robot) türlerini harmanlayarak dönemin en popüler anime klişeleriyle dalga geçer.

  • Özelliği: 80’lerin ve 90’ların başındaki o ciddi, kasvetli robot destanlarına yapılmış zekice bir parodidir.
  • Durumu: Komedi ve ciddi hikaye anlatımı arasında mükemmel bir denge kurmasına rağmen, parodisini yaptığı mecha türü bugün spot ışıklarının dışında kaldığı için çok az hayran bu eski okul (old-school) başyapıta geri dönüp bakıyor.

The Irresponsible Captain Tylor

The Irresponsible Captain Tylor

Bilim kurgu parodilerinden bahsetmişken, The Irresponsible Captain Tylor, kasvetli ve gösterişli uzay operalarının zirve yaptığı bir dönemde ortaya çıktı. Ancak seri, türün o ciddi bakış açısını benimsemek yerine, bir bilim kurgu kahramanı olmaya en az uygun kişinin; tamamen tesadüf eseri bir uzay gemisi kaptanı olan gamsız ve olgunlaşmamış Tylor’ın maceralarını anlatmayı seçti.

  • Karakter Analizi: Tylor’ın o vurdumduymaz tavrına rağmen en büyük gücü (ya da laneti) her zaman absürt şansı olmuştur.
  • Akış: Ölüm kalım durumlarından burnu bile kanamadan kurtulma yeteneği, onu seri boyunca sürekli “yukarıya doğru başarısız” (failing upwards) hale getirir. Bu durum, uzay operası türünün beklenen ciddiyetiyle tezat oluşturan sayısız kahkaha dolu an yaratır.

Armitage III

Armitage III

80’lerde yükselişe geçen OVA (Original Video Animation) trendi ve halkın siberpunk türüne olan hayranlığı 90’larda da tüm hızıyla devam ediyordu. Ghost in the Shell gibi çağdaşlarından daha az bilinse de, Armitage III, o büyüleyici derecede sert öncülerinin hissini geri getiren, son derece iyi uygulanmış bir bilim kurgu OVA’sı olarak zamana meydan okudu.

  • Hikaye: Fütüristik Mars’ta geçen hikaye, Dedektif Ross Sylibus ve yeni ortağı android Naomi Armitage’in, “Thirds” adı verilen ileri düzey kadın robotların seri cinayetlerini araştırmasını konu alıyor.
  • Atmosfer: Çekici neo-noir estetiği, gerçekten ilgi çekici bir gizem örgüsüyle birleştiren Armitage III, hem animenin o deneysel ilk günlerine bir saygı duruşu hem de günümüzde hala taze hissettiren bir yapım.

Key the Metal Idol

Key the Metal Idol

90’ların en sürreal bilim kurgu girişimlerinden biri olan Key the Metal Idol, oldukça basit ve neşeli bir önermeyle başlar. Tokiko “Key” Mima, büyükbabasının son sözlerine göre; eğer otuz bin arkadaş edinirse insana dönüşebilecek bir robottur. O da bu görevi bir “İdol” olarak başarmaya karar verir.

  • Derinlik: Ancak serinin neşeli başlangıcı kısa sürede kimlik ve insanlık temalarını derinlemesine inceleyen, içe dönük ve karmaşık bir hikayeye dönüşür.
  • Tarz: Tuhaf ve çoğu zaman rahatsız edici olmaktan korkmayan Key the Metal Idol, absürt ve soyut yapısıyla deneysel anime sevenler için zamansız bir çekiciliğe sahip.

Those Who Hunt Elves

Those Who Hunt Elves

Isekai (başka bir dünyaya geçiş) maceraları nispeten yeni bir anime trendi gibi görünebilir. Ancak, türün en komik parodisi, “başka dünya” patlamasından on yıllar önce yapılmıştı. Those Who Hunt Elves, ortalama bir fantezi dünyasında sıkışıp kalan üç eksantrik karakterin hikayesidir. Geri dönüş biletleri ise, diyarın dört bir yanına dağılmış ve çeşitli elflerin vücutlarına dövme olarak işlenmiş büyü parçalarıdır.

  • Olay Örgüsü: Büyülü topraklarda dev bir tankla dolaşıp, büyü parçalarını bulmak için karşılarına çıkan elfleri soyan bu üçlünün başından geçen vahşi olayların haddi hesabı yok.
  • Ton: Kendini asla ciddiye almayan bu yapım, tam da bu gamsız tavrı sayesinde izleyiciyi ekrana kilitliyor.

Nadia: The Secret of Blue Water

Nadia The Secret of Blue Water

Hideaki Anno, Neon Genesis Evangelion ile anime dünyasında devrim yaratmadan önce, 90’ların en iyi serilerinden birine çoktan imza atmıştı. Jules Verne’in Denizler Altında 20.000 Fersah eserinden esinlenen Nadia: The Secret of Blue Water, steampunk ve klasik fantezi macerasının büyüleyici bir karışımıdır; tabii yüzeyin altında Anno’nun o kendine has karanlığı da gizlidir.

  • Neden Önemli? Macera hissini ve hayranlık duygusunu mükemmel yakalayan, güçlü estetiği ve sevimli kadrosuyla hafızalara kazınan bir iş.
  • Alt Metin: İmperyalizmin tehlikeleri, kontrolsüz teknolojik ilerlemeler ve savaşın yıkıcılığı hakkında söyleyecek çok sözü var. Serinin o neşeli havasına sakın aldanmayın.

Kindaichi Case Files

Kindaichi Case Files

90’ların en popüler epizodik gizem serisi şüphesiz Detective Conan‘dır. Ancak, prömiyerinden sadece bir yıl sonra, The File of Young Kindaichi ile farklı bir genç dedektif sahneye çıktı.

  • Karakter: Seriye adını veren kahramanımız, gamsız tavırlarıyla pek çok kişiyi kandırabilir. Ancak bu görüntünün altında, en korkutucu vakaları bile çözmeyi başaran dahi bir zihin yatar.
  • Süreklilik: Yaklaşık 150 bölümlük uzun soluklu bir seri olmasına rağmen Kindaichi, izleyicisini asla sıkmayan, her zaman benzersiz ve sürükleyici olay örgüleri sunan nadir yapımlardan.

Dear Brother

Dear Brother

Çoğu hayran “Shoujo” (genç kızlara yönelik) animeyi nazik ve moral verici hikayelerle ilişkilendirse de, bu demografik aslında on yıllardır sektörün en dramatik ve benzersiz karanlık yapımlarından bazılarına ev sahipliği yapmıştır. Dear Brother (Oniisama e…), shoujo animesinin en uç ve sınırları zorlayan örneklerinden biridir.

  • Konu: Toksik ve acımasız kızlar okulu Seiran Akademisi’ne yeni gelen iyi kalpli Nanako Misonoo’nun deneyimlerini anlatır.
  • Temalar: İşlevsiz gençlik ilişkilerinin en karanlık yönlerini betimleyen, yoğun ve ezber bozan bir melodramdır. Uyuşturucu kullanımından intihara kadar pek çok tartışmalı temayı açıkça işlerken, dramatik gücünü samimiyetinden alır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Namidaame to Serenade

Kodansha Duyurdu: Namidaame to Serenade 2027’de Anime Oluyor!

Kızılırmak'ın Kıyısında

Kızılırmak’ın Kıyısında (Sora wa Akai Kawa no Hotori) Anime Uyarlaması İçin Tarih Verildi!