Günün sonunda kendinizi iyi hissettiren bir dizi arıyorsanız, doğru yerdesiniz. K-dramalar aşk, komedi ve dram üçgeninde dönerken bu listede sadece rahatlatıcı yapımlara yer verdik; tarihi kore dizileri sevenler için ise ayrı bir listemiz var. Bu listede, hafif bir ruh haliyle başlayıp gülümseyerek bitirebileceğiniz 10 K-dramayı sıraladık. Karmaşık duygusal yatırım gerektirmeyen, sizi sadece iyi hissettiren yapımlar bunlar.
She Was Pretty

2010’ların K-drama dünyası, görünüş üzerine dönen hikâyelerle doluydu. Oh My Venus, My ID is Gangnam Beauty gibi yapımlar bu temayı işledi; ancak bazıları biraz tartışmalı bir kulvarda ilerleyebiliyor. Bunlar arasında en az sorunlu olanı ve 2010’lar K-drama dalgasının en güzel temsilcilerinden biri kesinlikle She Was Pretty.
Dizi; çilli yüzü ve kıvırcık saçlarıyla her yerde doğal görünümüyle gezen Hye-jin’i (Hwang Jung-eum) anlatıyor. Eskiden oldukça popüler ve bakımlı bir kız olan Hye-jin, o zamanlar hiç kimsenin dikkat etmediği Sung-joon (Park Seo-jun) ile arkadaşmış. Aradan yıllar geçiyor; Sung-joon şimdi çok yakışıklı bir derginin genel yayın yönetmeni. Hye-jin bu dergide işe girince gerçek kimliğini saklıyor ve en iyi arkadaşını kendi yerine geçiriyor. Yanlış anlamalar, kaçırılan fırsatlar ve komik tespitlerle dolu bu durum komedisi, kulağa ne kadar karın ağrısı gibi gelse de izlerken kendinizi çok iyi hissediyorsunuz.
Touch Your Heart

Soğuk ve kariyer odaklı karakterlerin aşkla dönüşümünü anlatan bir başka K-drama da Touch Your Heart. Lee Dong-wook ve Yoo In-na’nın başrolü paylaştığı dizi, 2019’da çıktığından bu yana sıcaklığını koruyor. İkili arasındaki kimya o kadar doğal ki, izlerken “bunlar gerçekten çok uyumlu” diye düşünüyorsunuz.
Dizide gözden düşmüş aktris Oh Jin-shim (Yoo), yeni projesine hazırlanmak için avukat Kwon Jung-rok’un (Lee) sekreteri olarak hukuk dünyasına adım atıyor. İlk başta birbirleriyle sürekli çatışıyorlar; ancak zamanla Jung-rok, sadece itibarını düşünen iş koliğinden sevgi dolu, nazik bir adama dönüşüyor. Jin-shim ise kişisel sorumluluk alma dersi alıyor. Touch Your Heart, içinde taşıdığı hayat derslerine rağmen esası itibarıyla çok hafif ve iyi hissettiren bir dizi.
Gaus Electronics

İş yeri draması sevenler için Gaus Electronics tam bir sürpriz. The Office’ten ilham alan dizi, bunu yaparken kendine has Kore bir mizah anlayışı katıyor: slapstick, durum komedisi, kişisel hırs ve tabii ki romantizm. Güldüren diziler en iyi ilaçtır, derler ya; bu tam da o türden bir yapım.
Ev aletleri üretiminde uzmanlaşmış çok uluslu Gaus Electronics şirketinin Pazarlama Ekibi No. 3’ü, dizinin ana sahnesini oluşturuyor. Baş karakter olarak Kwak Dong-yeon’un canlandırdığı Sang-sik, ofiste bir türlü işleri yoluna koyamayan hırslı bir çalışan. Ko Sung-hee, Bae Hyun-sung ve Kang Min-ah ise iş arkadaşlarını canlandırıyor; dizi mesleki çizgiyle kalmayıp onların özel hayatlarına da giriyor. Sizi kahkahalara boğacak, hafife alınmaması gereken bir ofis komedisi.
Welcome to Waikiki

Hem komedi hem de “slice of life” kategorisine giren en iyi dizilerden biri Welcome to Waikiki. İki sezonu var; 2. sezonda kadro büyük ölçüde değişiyor (Lee Yi-kyung hariç). 1. sezon kesinlikle daha güçlü ve 20 bölümüyle bol bol malzeme sunuyor. Bölümler genellikle 45-60 dakika arasında, çoğunlukla iki parçaya bölünmüş şekilde ilerliyor. Çok şey oluyor; yanlış anlamalar, durum komedisi ve inanılmaz bir kadro kimyası. Lee Yi-kyung ise çoğunlukla dizinin en komik oyuncusu olmayı başarıyor.
Dizi; film düşlerini besleyen üç en iyi arkadaşı – Dong-gu (Kim Jung-hyun), Joon-ki (Lee) ve Doo-sik (Son Seung-won) – anlatıyor. Kendi filmlerini yapmayı hayal ediyorlar ama o güne kadar geçimlerini pek de dolup taşmayan bir pansiyonla sağlıyorlar: Waikiki. Dong-gu’nun kız kardeşi Seo-jin ve bekar anne Yoon-ah da zaman zaman günlük maceralara dahil oluyor. Eğlenceli ilişkiler ve birbirine giren olaylarla dolu, sizi kahkahalara boğan bir dizi.
Crash Course In Romance

Crash Course In Romance, romantizm, komedi ve günlük yaşam anlarını ustaca harmanlayan çok özel bir dizi. Yayına girdiğinde öyle popüler oldu ki Güney Kore’de moda trendlerini bile doğrudan etkiledi; pek çok kadın Jeon Do-yeon’un dizideki kıyafetlerini aratmaya başladı. Orta yaşlı baş karakterler, topluma dair güzel yansımalar ve sıcak görselliğiyle dizi gönüllere dokunuyor.
Eski bir atlet olan Nam Haeng-seon (Jeon), küçük bir dükkân işletirken genç kızını üniversiteye hazırlamak için ekstra ders programlarına başvuruyor. Ünlü matematik öğretmeni Choi Chi-yeol (Jung Kyung-ho), Haeng-seon’un dükkânına sık sık uğruyor. Aralarında önce gerginlik oluşuyor; ardından klasik bir “düşmandan sevgiliye” dönüşüm süreci başlıyor. Aile sevgisi ve güveni de dizinin özüne işlenmiş. 16 bölümü gözünüzü açıp kapayıncaya kadar bitiriveriyorsunuz.
Weightlifting Fairy Kim Bok-joo

Tüm zamanların en sevilen K-dramalarından biri olan Weightlifting Fairy Kim Bok-joo, başından sonuna “iyi hissettiren” kategorisin tam ortasında duruyor. Karakterlerin gelişimi mükemmel, konu ise hayallerini kovalayan herkese bir şeyler söylüyor. Güney Kore’de genç izleyici kitlesinin en çok benimsediği dizilerden biri oldu; adeta kült bir statüye ulaştı.
Dizi; Olimpiyatlarda altın madalya hayali kuran halterci üniversite öğrencisi Kim Bok-joo’yu (Lee Sung-kyung) anlatıyor. Büyük ölçüde spor ve hayallerin peşinden koşma üzerine kurulu bu hikâye, Bok-joo’nun Joon-hyung (Nam Joo-hyuk) ve ağabeyi Jae-yi (Lee Jae-yoon) ile kurduğu dostlukla romantik bir boyut da kazanıyor. Hem eğlenceli hem içten, hem de sizi derinden etkileyen bir dizi.
Summer Strike

Summer Strike, adı pek duyulmamış ama bir kez başlarsanız çabucak içine çeken türden bir K-drama. Doğanın içinde çekilmiş görsel açıdan büyüleyici sahneleri, insan ve hayvanlarla dolu sıcak anlarıyla dizi şunu söylüyor: Yavaşla, hayatı sindire sindire yaşa. Başrolde Kim Seol-hyun (Seolhyun olarak da bilinir) ve Im Si-wan var. Seolhyun burada oyunculuğunun daha hafif, şakacı bir yüzünü gösteriyor. Bununla birlikte bastırılmış duygular gün yüzüne çıktığında dizi zaman zaman ağırlaşıyor.
Yeo-reum (Seolhyun), aynı tekrara dönen hayatından bunalıp Angok adında küçük bir kıyı kasabasına taşınıyor. Orada kendini buluyor, yavaşlıyor ve güzel insanlarla tanışıyor. Bunlardan biri, şehir hayatından kaçmış içine kapanık bir dahi olan Dae-bom (Im). Gerçek mekânlarda çekilen dizi, şehrin gürültüsünden uzakta bir kaçışın özlemini çekenler için biçilmiş bir kaftan.
Hometown Cha-Cha-Cha

Baş karakterin küçük bir kasabaya taşındığı K-dramalar hızla klasikleşen bir alt türe dönüşüyor. Bu türün en popüler temsilcisi ise tartışmasız Hometown Cha-Cha-Cha. Shin Min-a’nın başrolünde parladığı dizi; samimi anlar, sakinleştirici bir atmosfer ve zaruri ama nazik bir karakter gelişimiyle dolu. K-drama dünyasına yeni giriyorsanız, bu tam size göre.
Seoul’de çalışan dişçi Yoon Hye-jin (Shin), kariyer sarsıntısının ardından küçük bir kıyı kasabasına yerleşmeye karar veriyor. Orada bir diş kliniği açıyor ve “Şef Hong” olarak bilinen yerel bir adamla (Kim Seon-ho) yavaş yavaş yakınlaşıyor. Başta yanlış anlamalar ve küçük çatışmalar yaşasalar da ilerleyen süreçte güzel bir bağ kuruyorlar. Hometown Cha-Cha-Cha, tüm zamanların en çok izlenen K-dramalarından biri olmayı ve Netflix’te çıkışının üzerinden beş yıl geçmesine rağmen popülerliğini korumayı başarıyor.
Business Proposal

K-drama dünyasının en romantik ve ofis romantizmi kategorisinin en iyilerinden biri olan Business Proposal, hem deneyimli izleyicilere hem de yeni başlayanlara hitap ediyor. Karizmatik oyuncuları, neşeli mizahı ve içten anlarıyla geniş bir kitleye ulaşmayı başarıyor. Klişeleri var mı? Evet. Ama sizi bağımlı eden bir şeyi de kesinlikle var.
Ha-ri (Kim Se-jeong), arkadaşı Young-seo (Seol In-ah) yerine körü körüne bir buluşmaya gidiyor. Karşılaştığı kişi ise patronu Kang Tae-moo (Ahn Hyo-seop). Tae-moo, ailesi tarafından evlenmeye baskılanan bir gıda şirketinin CEO’su; Ha-ri’yi görür görmez “daha fazla randevuya gerek kalmaz” diye ona evlenme teklif ediyor. Sorun şu ki Ha-ri gerçek kimliğini saklıyor. İşler beklenmedik bir şekilde gelişiyor; slapstick anlara, gülümseten sürprizlere ve keyifli bir izleme deneyimine hazır olun.
Hospital Playlist

K-drama dünyasındaki yolculuğunuzun neresinde olursanız olun, Hospital Playlist izlemeniz gereken bir yapım. Hem başlangıç seviyesi hem de deneyimli izleyici için eşit derecede etkileyici olan bu tıp draması; komedi, romantizm, dram ve günlük yaşam anlık kesitleri bir araya getiriyor. Ağır tıbbi vakalar da içeriyor ama bunlar diziyi gerçekçi kılıyor; itmek bir yana, izleyiciyle daha güçlü bir bağ kurmasını sağlıyor.
Tıp fakültesinden bu yana arkadaş olan ve birlikte bir de müzik grubu sahibi beş doktoru anlatıyor dizi. Her birinin birbirinden farklı geçmişleri var; bu geçmişler zaman zaman ön plana çıkıyor, ders veriyor ve engeller çıkarıyor. Ama aynı zamanda birlikte çok güzel vakit geçiriyorlar, birbirlerine destek oluyorlar, önemli anlarda yanlarında duruyorlar. Arkadaşlığın gücünü anlatan, yeri geldiğinde gülmenizi sağlayan ve günler boyu izleyebileceğiniz çok güzel bir dizi.

