Ken Wakui’nin 2017’de başlayıp 2022’de final yapan popüler serisi Tokyo Revengers, Weekly Shonen Magazine’in en çok konuşulan yapımlarından biriydi. Manga kısa sürede çok sezonlu devasa bir anime adaptasyonuna dönüştü. Serideki her hikaye örgüsü topluluktan aynı oranda alkış almasa da serinin otaku dünyasında yarattığı etki inkar edilemez. Anime adaptasyonu henüz kaynak materyali tamamen işlemeyi bitirmediği için önümüzde daha uzun bir yol var.
Hikayenin merkezinde, yetişkinlik hayatında tam bir kaybeden olan Takemichi yer alıyor. Zayıf bir çete üyesi olduğu lise yıllarına zamanda yolculuk yaparak dönen ana karakterimiz, eski kız arkadaşı Hinata’nın gelecekteki trajik cinayetini engellemek için Tokyo Manji Çetesi’nin (Toman) zirvesine oynamak zorunda. Elbette çete hiyerarşisinde yükselmek hiç de kolay ilerlemiyor. Serinin merkezindeki çete savaşları (yankii/delinquent kültürü) ve zamanda yolculuk temaları ilginizi çekiyorsa, izleme listenize eklemeniz gereken harika alternatifler mevcut.
2025 Kış anime sezonunda Sakamoto Days veya Link Click gibi yapımlar dikkat çekse de, doğrudan Tokyo Revengers benzeri animeleri arayanlar için hem klasikleri hem de yeni nesil cevherleri bir araya getirdik.
Tearmoon Empire

Tıpkı Takemichi gibi, Tearmoon Empire da hayatı boyunca verdiği kötü kararları düzeltme şansı yakalayan bir ana karaktere odaklanıyor. Bencil ve kibirli Prenses Mia Luna, giyotinde idam edildikten hemen sonra gözlerini 12 yaşındaki bedeninde açıyor. Trajik sonunu engellemek isteyen Mia, villainess (kötü kadın) reenkarne hikayelerinin klasik bir kuralı olarak gelecekteki bilgisini kullanıp dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışıyor.
İşin komik tarafı; Mia hala inanılmaz derecede bencil. Tüm kararlarını sadece giyotinden kurtulmak için alıyor ancak etrafındaki herkes onun bu bencilce hamlelerini “dahiyane bir strateji” sanarak onu bir kahraman ilan ediyor. Tokyo Revengers kadar ağır bir aksiyon barındırmasa da harika bir komedi arayanlar için nokta atışı bir tercih.
Bucchigiri?!

MAPPA stüdyosunun elinden çıkan orijinal bir seri olan Bucchigiri?!, 90’ların ve 2000’lerin başındaki serseri okul animelerine fena halde göz kırpıyor. Çocukluk arkadaşı olan Arajin ve Matakara’nın hayali, süper güçlere sahip dövüşçüler (Honki People) olmaktır. Yıllar sonra aynı lisede yolları kesiştiğinde Arajin, Matakara’nın çete savaşlarına dahil olmak istemez.
Ana karakter Arajin oldukça sinir bozucu bir tipleme. Kendisinden nefret eden bir kıza anında takıntı geliştiriyor ve bir cinin gücünü kullanmak da dahil tüm hamlelerini sadece onu etkilemek için yapıyor. Animasyon kalitesi ve dövüş koreografileri oldukça başarılı olsa da karakterlerin toksik tutumları nedeniyle ya çok seveceğiniz ya da nefret edeceğiniz bir yapım.
Summer Time Rendering

2022’nin en iyi yapımlarından biri olan Summer Time Rendering, yayınlandığı dönem Disney+’ın “anime hapsi” (bölümleri eşzamanlı yayınlamama) politikasına kurban gittiği için hak ettiği küresel patlamayı yaşayamadı. Ancak doğaüstü gizemleri seviyorsanız bu seriyi kesinlikle kaçırmamalısınız. Tıpkı Tokyo Revengers gibi, burada da hikayeyi tetikleyen şey kadın bir karakterin trajik ölümü ve ardından gelen zamanda yolculuk mekaniği.
Seriye dair hiçbir spoiler yemeden izlemeye başlamanız çok önemli. İlk 12 bölüm boyunca hikaye akılalmaz ters köşeler yapıyor. Çocukluk arkadaşının cenazesi için doğup büyüdüğü adaya dönen Shinpei, anında tuhaf olayların içine çekiliyor ve kendini ölümcül bir zaman döngüsünde buluyor. Gizemle başlayıp kusursuz bir aksiyona evrilen bu seri, otaku topluluğunun gizli favorilerinden biri.
Wind Breaker

2024 Bahar sezonunda CloverWorks stüdyosu tarafından ekranlara taşınan Wind Breaker, son yıllarda mumla aradığımız o kaliteli çete/serseri (yankii) estetiğini tam on ikiden vuruyor. Seride doğaüstü bir güç veya zamanda yolculuk yok. Eğer Tokyo Revengers‘ı sadece bilimkurgu elementleri için seviyorsanız başka bir seriye geçebilirsiniz. Ancak saf çete hiyerarşisi, sokak dövüşleri ve dostluk arıyorsanız doğru yerdesiniz.
Hayatı boyunca dışlanan Haruka Sakura, belalı Furin Lisesi’ne kaydolarak okulun zirvesine yerleşmeyi hedefler. Takemichi ile motivasyonları farklı olsa da ikisi de bir çetenin lideri olmak için kapasitelerini aşan sorumluluklar almak zorundadır. Haruka dövüş konusunda son derece yetenekli olsa da kimseye güvenmediği için takım çalışmasında çuvallar. Furin Lisesi öğrencilerinin aslında kasabanın koruyucuları olduğunu öğrendiğinde, zirveye çıkmak için kaba kuvvetten çok daha fazlasına ihtiyacı olduğunu anlayacaktır.
Yu Yu Hakusho: Ghost Files

Lise serserilerinin merkezde olduğu shounen klasiklerini sevenler, Yoshihiro Togashi’nin efsanevi eseri Yu Yu Hakusho‘da aradıklarını fazlasıyla bulacak. Hayatı boyunca beladan uzak durmayan Yusuke Urameshi, küçük bir çocuğu kurtarmak için hayatını feda eder. Bu beklenmedik fedakarlık ona Ruh Dedektifi olarak ikinci bir şans verir. Karanlık Turnuva (Dark Tournament) arc’ı, bugün bile anime tarihindeki en iyi turnuva kurgularından biri kabul ediliyor.
From Today, It’s My Turn!!

Tokyo Revengers sokak hakimiyeti için ölümüne savaşan ergenleri anlatırken zaman zaman gereğinden fazla ciddileşebiliyor. Eğer serseri temasına sahip ama kendisiyle dalga geçmeyi de bilen bir komedi arıyorsanız Kyou Kara Ore Wa!! tam size göre. Liseye sıfırdan bir “serseri” olarak başlama kararı alan Mitsuhashi, saçlarını sarıya boyatır. Başta başka bir serseri olan Ito ile çatışsa da zamanla harika bir ikili olurlar. Yakuzalarla bile yollarının kesiştiği bu yapım, dövüşten çok durum komedisine odaklanıyor.
Great Teacher Onizuka

Eski bir çete üyesi olan Eikichi Onizuka’nın, sırf genç kızlarla lise hayatı yaşamak gibi saçma sapan bir motivasyonla öğretmen olmasını izliyoruz. Artık aktif bir motosiklet çetesi üyesi olmasa da öğrencilerini hizaya sokmak için hala eski sokak taktiklerini kullanır. Onizuka’nın görünüşte kaba ama özünde altın gibi bir kalbe sahip olması serinin dinamiğini oluşturuyor. Müdür yardımcısının o çok sevdiği Cresta marka arabasının defalarca parçalanmasını izlemek ise serinin en büyük easter egg‘lerinden biri.
Cromartie High School

Cromartie High School, pazar sabahı karikatürleri tadında, her bölümü absürt skeçlerden oluşan efsanevi bir komedi. Sert ve havalı görünen sokak çetesi üyelerinin, aslında birer inek öğrenci ya da tam bir şapşal gibi davranmalarının yarattığı zıtlık izleyiciyi kahkahaya boğuyor. Tokyo Revengers‘tan çok farklı bir tona sahip olsa da yaşından çok daha büyük davranan liseli çeteciler konsepti burada tavan yapıyor. Freddie ve Mechazawa gibi ikonik karakterleri unutmak mümkün değil.
Charge!! Men’s Private School

1985’te manga olarak başlayıp 1988’de tek sezonluk bir animeye uyarlanan seri, Japonya’da son derece popüler olmasına rağmen Batı’da hak ettiği değeri göremedi. Eğer JoJo’s Bizarre Adventure veya Fist of the North Star seviyorsanız, bu testosteron kokan yapımı mutlaka izlemelisiniz. Ana karakter Momo, Takemichi’nin tam zıttı bir profile sahip. Takemichi’nin ağlak hallerinden sıkıldığınızda Momo’nun tavizsiz tarzı harika bir mola olacaktır.
Steins;Gate

Sadece zamanda yolculuk türünün değil, tüm anime tarihinin en iyi yapımlarından biri olan Steins;Gate, zaman makinesi icat etmeye çalışan bir grup eksantrik genci konu alıyor. Kendini çılgın bilim adamı “Hououin Kyouma” olarak tanıtan Rintarou Okabe’nin hezeyanlarıyla başlayan hikaye, ilk yarısında karakter gelişimine odaklanarak yavaş ilerler. Ancak bu yavaş tempolu gündelik yaşam, serinin ikinci yarısında yaşanacak patlayıcı ve travmatik gerilimin sadece bir hazırlığıdır. El Psy Kongroo!
Eden of the East

Saki’nin Amerika gezisi sırasında Beyaz Saray’ın önünde çıplak ve hafızasını kaybetmiş Akira ile karşılaşmasıyla başlayan hikaye, kısa sürede ulusal çapta bir casusluk oyununa dönüşüyor. Akira’nın geçmişi ve elindeki gizemli telefonun ardındaki sır, bu kısa ama son derece zeki gerilim animesinin merkezini oluşturuyor. Gündelik yaşam hissiyle başlayan olay örgüsü, karakterlerin bağları güçlendikçe harika bir şekilde ivme kazanıyor.
Re:ZERO -Starting Life in Another World-

Saf bir Isekai olan Re:Zero, modern Tokyo sokakları yerine büyü ve canavarlarla dolu fantastik bir evrende geçiyor. Görünüşte Tokyo Revengers ile alakası yokmuş gibi dursa da, Subaru Natsuki ve Takemichi arasında devasa bir benzerlik var: İkisi de bulundukları evrendeki diğer karakterlere kıyasla fiziksel olarak çok zayıf.
Ancak bu zayıflıklarını, geleceği manipüle etmelerini sağlayan yetenekleriyle kapatıyorlar. Takemichi zaman sıçraması yaparken, Subaru “Ölümden Dönüş” (Return by Death) mekaniğiyle her öldüğünde bir kontrol noktasına geri dönüyor. İkisi de sevdiklerini kurtarmak için korkunç fiziksel ve psikolojik acılar çekmek zorunda. Re:Zero, kesinlikle çok daha ağır ve katmanlı bir deneyim sunuyor.
Erased

Erased, olay örgüsü bakımından Tokyo Revengers‘a en çok benzeyen animelerin başında geliyor. Ana karakter Satoru Fujinuma, annesinin cinayetine tanık olduktan sonra “Revival” (Geri Dönüş) adını verdiği gücü tetiklenerek ilkokul yıllarına geri döner. Satoru, annesinin cinayetini ve sınıf arkadaşı Kayo’nun yıllar önce kaçırılmasını engellemek için yetişkin aklıyla bir çocuğun bedeninde dedektiflik yapmak zorundadır. Gerilim, gizem ve hüznü kusursuz harmanlayan bu seri, tek oturuşta bitirmek isteyeceğiniz türden.
Link Click

Listemizi harika bir Çin animesi (Donghua) ile kapatıyoruz. Link Click, zamanda yolculuk konseptine inanılmaz yaratıcı bir mekanik ekliyor. Cheng Xiaoshi ve Lu Guang, müşterilerinden gelen fotoğrafların içine girerek geçmişteki olayları çözmeye çalışan iki ortaktır. Cheng fotoğrafın çekildiği ana gidip oradaki kişinin bedenini ve eylemlerini kontrol ederken, Lu Guang fotoğrafın dışından ona rehberlik ederek gelecekteki olayların nasıl şekilleneceğini izler.
Geçmişi değiştirmek kelebek etkisiyle tüm geleceği yıkabileceği için karakterlerimiz son derece dikkatli olmak zorundadır. Ancak insan doğası ve duygular işin içine girince işler asla planlandığı gibi gitmez. İkinci sezonuyla hikayeyi çok daha karanlık bir noktaya taşıyan Link Click, Asya animasyon dünyasının parlayan yıldızlarından.

